15 Mayıs 2012 Salı

Tarihçilerin Kutbu "Halil İnalcık Kitabı"




Tarihçilerin Kutbu. "Halil İnalcık Kitabı", Söyleşi: Emine Çaykara, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 5. Baskı, Mart 2006,  ISBN 975-458-661-6 


Bugüne kadar bu sayfalarda Osmanlı ve İslâm tarihiyle alâkalı birçok eseri konu edindik ve üzerine yazı yazdık. Tarihin sayfalarını bu kitaplarla aralamaya çalıştık. Bu ay üzerinde tartışacağımız kitap ise bir tarihçinin tarihi olarak değerlendirilebilir. Meşhur Osmanlı tarihçisi Halil İnalcık ile Emine Çaykara’nın yaptığı mülakatlardan müteşekkil bir eser olan Tarihçilerin Kutbu: Halil İnalcık Kitabı bu ayki kitabımız. 
Ele aldığımız kitapta, Halil İnalcık ile uzun bir dönem içinde değişik yer ve zamanlarda yapılmış mülakatlarda Osmanlı tarihiyle Halil İnalcık’ın hayat hikâyesi harmanlanmış bir şekilde önümüze gelmektedir. Kitapta İnalcık Hoca, hayat hikâyesi içindeki bir duraktan bahsederken Osmanlı tarihindeki bir vak’a ile de irtibat kurarak anlatmaya başlamaktadır. Şöyle ki Bizantinistler kongresinden bahsederken kendinizi birden Fatih döneminde bulabiliyorsunuz. Aslında bu, eserin birkaç veçhesinden sadece birini oluşturmaktadır. Bu mülakatları başka açılardan da değerlendirebiliriz. Mülakatları okurken, Osmanlı Devleti son devirlerinde doğmuş ve daha sonra da Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarında yetişmiş bir akademisyenin gerilimini müşâhede etmekteyiz. Kendisini Kemalist olarak tanımlayan Halil İnalcık’ın notlarını hâlâ Osmanlıca olarak tutması buna iyi bir örnektir. Aslında bu sadece İnalcık’a has bir durum değildir. İsmet İnönü ve Kenan Evren’in de şahsi notlarını Osmanlıca tuttuğu bilinmektedir. İnalcık’ın lisan konusunda söyledikleri de bu bağlamda değerlendirilebilir. Yüzyılın başında Türkçe’nin sahip olduğu ifade zenginliğini bugün artık taşımadığını söylerken de onda yine bu gerilimi görmekteyiz. 
Diğer tarafta bu kitabın sayfalarında gezinirken Osmanlı tarihinin bilmediğimiz noktalarını da vâkıf olmaktayız. Bu bağlamda bu kitapta Osmanlı tarihiyle ilgileri amatör seviyede olanlar için yeni ufuklar açacak hususlar bulunmaktadır. Kitapta İnalcık’ın yaşadığı dönemin akademik hayatına ve bunun diğer kurumlarla ilişkilerine dair izahatlar da okumaktayız. Türkiye’deki ilmî hayat ile İngiltere ve Amerika’daki ilmî hayatın mukayesesine dair bilgilere de yer verildiğini görmekteyiz. 
Son olarak şunu belirtelim: Halil İnalcık hoca, 90 yaşında olmasına rağmen bugün hâlâ çalışmaya ve yeni eserler yazmaya devam etmektedir. Kendisinin tarih ilmi dairesi içinde neden bu kadar büyük olduğunu bu gayretinden anlamak mümkündür. Allah hocaya uzun ömür versin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder